AVRUPA SAĞA MI KAYIYOR?

Geçtiğimiz ay Fransa’da ve Hollanda’da yapılan seçimlerde, aşırı sağ partiler Jean Marie Le pen’in Ulusal Cephe’si ve ve silahlı bir saldırı ile seçim gününden hemen birkaç gün önce öldürülen Pim Fortuy’un listesi’nde büyük bir oy patlamasına tanık olduk. Aşağıda bu iki partinin kimi temsil ettiğine ve bunlara karşı nasıl mücadele etmek gerektiğine değineceğiz. Belçika’da bu partilere benzer Flams Blok’a karşı geliştirdiğimiz güçlü ve köklü bir mücadele deneyimimiz var. Bu yıl Gent’de Flams Blok taraftarı öğrencilerin düzenlediği bir gösteriye , Blokbuster adlı organizasyonumuzla 800 öğrenciyi harekete geçiren bir karşı miting örgütledik.

FRANSA

Başkanlık seçimlerinin ilk raundunda neo-faşist Jean Marie Le Pen’in başarısına ve ikinci raunda yükseldiğine şahit olduk. Varolan iktidarlara karşı kitlesel muhalefet bu sonucun tahmin edilmesine olanak sağlamaktaydı. Sol kanat hükümet (sosyal demokratlar, yeşiller ve komünist parti) toplumun çoğunluğunun çalışma ve yaşam koşullarına saldıran neo-liberal politikaların uygulayıcısı olageldiler. Bu koalisyon hükümeti büyük firmaların ve tekellerin daha fazla kâr etmesine hizmet eden büyük çaplı özelleştirmeleri gerçekleştirmişti. Bu sağcı politikalar Jospin’in ikinci raunda çıkamamasının en temel sebebidir. Jospin 1995 seçimlerinde almış olduğu oyların ançak yarısı oranında bir oy alabildi bu seçimlerde. ‘Komünist’ Parti ise geçen seçimlere oranla oylarının %60’ını kaybetti. Halkın önemli çoğunluğu, iktidar partilerine karşı ya oy vermeye gitmeyerek ya da radikal sağ veya sol’a oy vererek bu sağcı politikalara tepkisini gösterdi. Radikal solun adayları Laguiller ve Besancenot oyların %10.5’ini aldılar. Bu sonuç bize göstermiştir ki egemen sağ politikalara karşı sol bir muhalefeti yükseltmek sol partiler için önemli firsatlar ve kazanımlar sunmaktadır.

Le Pen’in zaferini izleyen günlerde büyük bir kitlesel eylem yapıldı Fransa’da. 1 Mayıs günü 1.5 milyon insan Le Pen’e ve onun Ulusal Cephe’sine karşı sokaklardaydı. Fransa’daki kardeş organizasyonumuz bu gösteride gerçek aktif bir alternatif gerekliligini ve talebini yükselterek harekete müdahale etmeye çalıştı; bu tip aktif bir hareketin oluşturulması ile ancak Le Pen mi Chirac mı ikileminde, her iki sağ politik unsura birden vurmanın olanaklı olabileceğinin propagandasını yaptı. Bizler bu bağlamda seçimlerin ikinci raundunda boş oy verilmesini savunduk. Biliyorduk ki koalisyon karşıtı tepki oylarına adres olarak Le Pen’in yerine hırsız Chirac’ı göstermek gerçek bir altarenatif değildi.

Blokbuster ırkçılık karşıtı Avrupa’lı gençliğin bir parçasıdır. Web sitemizi ziyaret edin
>yre.antifa.net
>blokbuster.antifa.net

HOLLANDA

Hollanda seçimlerinde sağcı populist Pim Fortuny’un listesinin kazandığını gördük. Bu liste Flams Blok ve Ulusal Cephe gibi neo-faşist bir hareket değildir. Örgütlü değiller ve bir radikal faşist organizasyonu tamamlamaya dönük hedefleri de bulunmuyor. Bu listeyle şiddet yöntemlerini kullanmaya yönelik bir hareketi inşa etmiyorlar. Flams Blokla bu farklılıklarına işaret ederken bu hareketin başarısı üzerinde neo-faşist hareketin gelisebilme tehlikesine de dikkat çekmek gerekiyor. Diğer önemli bir sonuca da işaret etmek gerekir ki; Hollanda seçimlerinde %5.9 oy oranıyla sandalye sayısını 5’den 9’a çıkaran Sosyalist Parti (eski Maoist şimdilerde sol reformist eğilimli) içerisinde güçlü ve aktif bir muhalif politika örgütleyen Hollanda’lı yoldaşlarımızın katkısını da belirtmek isteriz.

RADİKAL BİR SOL MUHALEFETİN GEREKLİLİĞİ

Neofaşist Ulusal Cephe ve populist sağcı partilere daha fazla oy kaymasını engellemek için sol bir alternatif muhalefeti örgütlemenin, can alıcı bir gereklilik ve tek çıkar yol oldugunu Fransa ve Hollanda seçimleri bir kez daha göstermiştir. Anti –faşist kampanyamız olan Blokbuster ile “ sağ politikalara karsı sol bir muhalefet” sloganımızı yükseltiyoruz. Büyüyen popülizme ve neofaşizme karşı mücadelenin aynı zamanda kapitalist sisteme karsı mücadele anlamına geldiğine inanıyoruz.

Geert Cool
LSP-Gent