|
|
Dünya
ölçeğinde süregiden savaş ve sömürü karşıtı bir
kampanyanın parçası olan Enternasyonal Sosyalist bir organizasyonuz. Aşağıda
Enternasyonal Ìsçı Komitesi (CWI) olarak Ortadoğu Savaşı üzerine tutumumuzu tarif
edeceğiz.
Şaronun
Batı Şeridi ve Gazzede başlattığı işgal
Ortadoğu Barış Süreci umutlarını suya düşürdü.
Dünyanın farklı coğrafyalarından bir çok çalışan
kesim şimdi şu sorunun cevabıyla meşguller; Filistin Ìsrail sorununda kalıcı bir çözüm mümkün olabilecek
mi?
Biz sosoyalistler
inanıyoruz ki savaşın ve
ulusların ezilmişliğinin bir alternatifi vardır.
Fakat bu alternatif ancak bölgenin
çalışan sınıflarının birlikte, kapitalizme ve onun savaşçı yüzü olan
emperyalizme karşı
mücadelenin parsçası olmalarıyla, tarihte bir çok somut örnekte
de görüldüğü gibi
olanaklıdır.
Ìsrail Devleti Nazi zulmünden ve
soykırımından kurtulabilen yahudilerin Filistini anavatan
olarak seçmesiyle kuruldu. Sağcı siyonist liderler acımasız
paramiliter ve terörist yöntemlerle
yüzlerce ve binlerce Filistinliyi topraklarından sürüp attı.
Ìlkin,
sosyalistler Ìsrail
Devletinin kuruluşuna karşıdır. Bunun sebebi diğer
halkların baskılanması, ezilmesi pahasına kurulabilecek bir
devlet olmasındandı. Dahası Troçkinin büyük bir öngörüyle
işaret ettiği gibi bu tarz bir devletin İsrailli yahudiler için kanlı bir kapan
olacağıydı. İsrail egemen sınıfı kendi halkına süt ve
ballar diyarı bir anavatan
vaadetti. Fakat bunun yerine on yıllarca sürecek savaşlar, krizler ve
ekonomik çöküşler yaşattı. Bu yeni kurulan İsrail Devleti çok önem taşıyan bu stratejik
bölgenin anahtar ülkesi olarak ABD emperyalizminin olağanüstü ekonomik ve askeri desteği ile
varlığını koruyabildi ve sürdürebildi. Sosyalistler
emperyalizmin bölgeden defedilmesi ve Filistinliler için Kendi Kaderini Tayin
Hakkını savunurlar.
AMA BU TALEPLER NASIL KAZANILACAK?
BIR DEVLET Mİ İKİ DEVLET Mİ?
FKÖnün argümanı
olan ve maalesef ki pek çok uluslararası sol kesimden de destek bulan ve
çoğunlukla da filistinli yahudilerin haklarına hiç değinmeyen; İsrailli yahudilere kimi haklar tanıyan mevcut İsrail Devletinin yerine laik demokratik bir Filistin
Devletinin kurulması talebini savunmayı doğru bulmuyoruz.
Bir yanda Yahudi
nüfus içerisinde son onyıllar itibariyle ulus bilincinin gelişiminin
somut bir gerçeklik olarak hesaba katılması gerektigine
inanıyoruz. Kapitalizmin temel mantığı gereği, sistem,
yahudi nüfusu, geniş askeri gücünün yedek deposu sayması gibi,
anavatan toprağının pekiştirilmesi, sistemin
ayağının altından kaymasının önlenmesi için de
savaşacaktır. Israilli
yahudilerin temel kaygısı olası bir Filistin devletinde
baskı altında kalmak ve sayılmayacak olmaktır.
Diğer yandaysa ,
uzun yıllar acılara maruz filistinliler; onlar da eşitlik ilkesi
reddedilmiş
demokratik bir İsrailde
azınlık statüsünü kabul etmelidirler. Kapitalist bir Israil
sınırları içinde verilen sözde bağımsız Filistin
otoritesi ve baskısı altında, azınlık statüsündeki
Filistinlilerin adalet ve eşitliğe sahip olma şansları
olabilecek midir?
ORTADOĞUYA
SOSYSLİST BİR KONFEDERASYON
Yukarda
saydığımız nedenlerden dolayı sosyalistler, bölgede,
bağımsız sosyalist Filistin ve İsrail devletlerinin gönüllü bir geniş federasyon
çatısı altıda birliğini savunurlar. Bu soyut bir önerme
değildir, fakat pratik çözümü somut koşullara ve Filistin
halkının ve yahudi halkının bunu bilinç duzeyine
çıkarmasına
bağlıdır. Gerçekte Batı Şeridi ve Gazze
nüfusunun çoğunluğu şimdi ayrı bir filistin devleti fikrini
destekliyor. Bununla beraber, sistemin temel mantığı
gereği, gerçek bir tam bağımsız filistin devleti amacı
asla tümüyle tanınmayacaktır, günahları ve sevaplarıyla
PAnın(Filistin Otoritesi) gösterdigi gibi.
Bağımsız
bir Filistinin kuruluşu için mücadele, fırsatçı ve despotik
yönetici elitleriyle Arap devletlerinin sahte desteklerine rağmen , kendi
iktidarlarının sonunu göstermesi bakımından bu sahte desteği
verenleri de kaygılandırmaktadır.
Sosyalist bir
Filistin ve İsrail devleti
için mücadele sosoyalistlerin her iki halkın çalışan
kesimlerinin kazanmasını sağlayacağı gibi, bölgenin
diğer ezilmiş uluslarının da birliğine hizmet
edecektir. Bu taleple mücadele patronların partilerine bir sınıf
alternatifi oluşturmakla birlikte, gerçekte kapitalizimde bir çözüm
olamadığının, isçi ve öğrencilerin bilincine
çıkmasını da sağlayacaktır. Sosyalist bir toplumun
geleceğine( temeli kâr olmayan bir toplumsal sistem) açık ve kesin
karakterine ve sınırlarına en küçük bir gizlilik, zorlama ve
mecburiyete tabi kılınmadan Filistin ve İsrail işçileri birlikte demokratik bir şekilde
karar verebilirler. En ihtilafli konular; Filistinli mültecilerin dönüşü
ve yerleşimi, su ve toprağı kullanma hakları ve Kudüs(Jarusalem)
sorunları böylelikle çözülebilir. İşçilerin işletiminde ve denetimindeki
planlı bir ekonominin parçası
olarak kaynaklar eşit olarak paylaşılabilir. Sosyalist bir
federasyon insanların serbest dolasım hakkını
tanıyabilir. Yaşam standartlarındaki dramatik bir yükseliş,
dev konut projeleri Filistinli
mültecilerin dönüşü probleminin çözümüne katkı sağlayabilir.
Kudüs (Jarusalem) bugün ihtilaflı bir şehir- ortak baskent olatak kullanımı üzerinde
anlaşılabilir belki de.
Ancak
her iki ulusun işçilerinin birleşik mücadele proğramı bir
çıkış yolu önerebilir bu milliyetçi büyük nefretlere ve
acımasızca süregiden savaş kısırdöngüsüne....
Niall Mulholland